Ulaş Özdemir Web Sitesi

İki yoldaştan halklara

Kirmanşahlı Ali-Akbar Moradi, yaşayan en büyük tanbur üstadı. Batı İran ve Kürt-Sufi müziğinin vazgeçilmez unsurlarından biri bu çalgı. Besteci ve öğretmen kimliğini taşıyan Moradi, gerçek bir efsane. Yaşamını Tahran’da sürdüren usta, dut ağacından yapılmış armut biçimli çalgısındaki büyük maharetiyle doğaçlama Kürt müziğine, kıvanç dolu bir utku armağan ediyor.

1957 doğumlu Moradi, Kürt müziğinin udu diye tanımlanan tanbura dedesinin teşvikiyle altı yaşında başlamış. Büyük ustalar Veli Husseini, Mirza Khafashyan, Mahmoud Alevi, Allahmouradi Hamedi’den dersler almış. Kısa sürede 72 makam çalma ustalığına erişmiş; 1971 yılında profesyonel olmuş. Kendine has üslubuyla, Klasik Kürt müziği makamlarına olağanüstü güzellikte deneyler ve doğaçlamacı duygular katmış. Sürekli sıra dışı düetlere imza atan Moradi, uluslararası arenada çok güçlü bir figür.

Maraş doğumlu, 32 yaşındaki Ulaş Özdemir ise, Alevi-Bektaşi ve Anadolu müzikleri konusunda uzman, müzikolog ve bağlamacı. Gerek kapak tasarımı, gerekse titiz konsepti açısından “İran’ın ECM’i” olarak tanınan Hermes Records tarafından basılan “The Companion (Yoldaş)” adlı albüm, Ulaş ve Moradi’nin birlikte verdikleri bir konserin kaydı.

Eksiksiz “hal”lerin konseri

İkilinin ilk yan yana gelişi, 2004 yılında CRR salonundaki konserle gerçekleşiyor. Konser, Hollanda Kulsan Vakfı’nın düzenlediği “Türkiye-İran Buluşması” kapsamında yapılıyor. Ardından aralarında Kayhan Kalhor ve Erdal Erzincan’ın da bulunduğu dörtlü, sayısız konserden oluşan bir turne gerçekleştiriyor. Turnede Ulaş ile Moradi arasındaki repertuar ve yorumlar olgunlaşıyor. “The Companion” albümü, turnenin en güzel konserlerinden birinin (2006 Hollanda – Antwerpen), kaydından oluşuyor. Kayıtlara müdahale edilmiyor, çünkü içinde İranlıların atmosfer için kullandıkları tabir olan “hal”, eksiksiz olarak mevcuttu.

Sıra dışı bir buluşma bu. Etnik, kültürel ve dini olanın ötesinde yorumların öne çıktığı derin ve sanatsal bir oturum. Çalışlarında kendiliğindenliğin rolü büyük. Cem ayinlerindekine benzer bir kutsiyet içinde ele alınan sazın tınısıyla tanburun bütünleşmesi, özgün bir “hal” oluşturuyor. Sözler ve biçemler aynı kültürden geliyor; parçaları bire bir çalmaktan uzak duran müzisyenlerin yaklaşımları, onları karşılıklı geliştirme-genişletme esasına dayanıyor.    

Ulaş, büyük bir saygıyla yaklaşıyor sol yanındaki büyük ustaya. Çalarken sağına oturuyor, ellerini görebilmek için. Kendisini yanında bir çırak gibi görüyor, ama aynı zamanda işin de repertuar kısmında aktif rol üstleniyor bir müzikolog ve İran müziği uzmanı olarak.

Albüm öncesi prova gibi

Bu konser, Ulaş’ın Moradi ve iki oğluyla birlikte yapacağı bir stüdyo albümünün provası. “Awaz - Semah”, geleneksel makamlardan oluşuyor, doğaçlama ruhuyla çalınıyor. “Ela Gözlü Pirim Geldi”den esinlenen parçada Moradi, özgün tanbur teknikleri sergiliyor. “Veddae Akhar”, Moradi’nin babasının ölüm haberini aldığında bestelediği acıklı bir parça. “Rouh-ol-Arvah”da Mevlana’nın satırları Farsça okunuyor. Kürtçe’nin Gorani lehçesinde okunan “Ghatar, Khawkar Maqam”, geleneksel bir Ehl-i Hak makamı. Albüm adını kapanıştaki, Ulaş’ın etkileyici vurgu ve ses tonuyla okuduğu “Yare Asemany”den alıyor.

İki kültür, bu iki müzisyenin şahsında birbirini daha iyi tanıyor, anlıyor ve seviyor. Bu albümdeki müzik, birbirleriyle yüzyıllar boyu dost olan, ama uzun süredir birbirlerine sırtını dönmüş iki halkın, gelecekte tıpkı eskisi gibi barış içinde ve bir arada yaşayabilmesinin hayalini kuruyor. Sanatçılarının yegane temennisiyle, dostluk adına bir vesile oluşturuyor “The Companion”.

Haber: Murat Beşer