Ulaş Özdemir Web Sitesi

Guran`dan Maraş`a Ehl-i Hak müziği

İranlı sanatçı Ali Akbar Moradi ile Ulaş Özdemir`in ortak imzasını taşıyan "Guran`dan Maraş`a" projesi, Ehl-i Hak ve Alevi Kürt müziğinin ortak noktalarından örnekler sunuyor...

`Guran`dan Maraş`a` adlı projesiyle Ehl-i Hak ve Alevi müziğinden örnekler sunan Ali Akbar Moradi ile Ulaş Özdemir, Cemal Reşit Rey (CRR) Konser Salonu`nda müzikleriyle dinleyicileri mest etti.

İstanbul`da art arda verilen konserler müzikseverleri, mistizm yüklü sufi, Alevi ve Ehl-i Hak ezgileriyle buluşturuyor. Bu projelerden biri de, İranlı sanatçı Ali Akbar Moradi ile Ulaş Özdemir`in ortak imzasını taşıyan "Guran`dan Maraş`a" projesi. Projelerini önceki akşam Cemal Reşit Rey Konser Salonu`nda müziksevelerle buluşturan ikili, müziğin cezbedici yönünü bir daha hissettirdiler.

İki bölüm halinde sunulan konser, Ehl-i Hak ve Alevi Kürt müziğinin ortak noktalarından örneklerle doluydu. İlk bölümde Ali Akbar Moradi `nin tanbur ile yaptığı açılış müzikseverleri `Saruhani ve Şah Xosini makamlarında gezinti`ye çıkardı. Daha sonra Ulaş Özdemir`in bağlaması eşliğinde çalınan Ehl-i Hak ve Alevi müziğinden Pir Meydanı, Howraman, Awaz-e Sûz ve Türkçe`de söylenen Leylam Mevlam gibi ezgilerle konsere mistik bir hava hakim oldu. Her iki müziğin ezgilerinin birbirine yakınlığı, hangisinin Ehl-i Hak, hangisinin Alevi müziği olduğunu ayırt etmeyi zorlaştırıyordu. Moradi`nin tamburundan çıkan ezgiler ile Özdemir`in bağlamasındaki tını, sanki aynı enstrümandan çıkıyor gibiydi.

`Kürt müziği rüzgarı`

Konserin ikinci bölümü tümüyle İran`dan Kürt müziğine ayrıldı. Bu bölümde gruba bir de İran`dan ünlü def ve tonbak ustası Ali Rahimi ile Türkiye`den davul ustası Ömer Avcı katıldı. İran`da yaşayan Kürtlerin müziğinden örnekler verilen bu bölümde, Kirmanşah yöresinden söylenen Ax leyl dax leyl, Kadiri hanegah ezgisi Ay gole min, Awaz-e Mahur Kurdi, Hanegah ezgisi ve Kürt halk şarkısı Çavi Cuwani ile Hawraman bölgesinden Sorah Gul şarkıları Kürt müziğinin zenginliğini gözler önüne serdi. Ali Rahimi`nin def ve Ömer Avcı`nın askı davul ile yaptıkları perküsyon solo ise dinleyiciler tarafından uzun süre alkış aldı. Konser öncesi görüştüğümüz Ali Ekber Muradi ve Ulaş Özdemir ile konser hakkında ve Ehl-i Hak Müziğini konuştuk.

- Nasıl bir araya geldiniz

U.ÖZDEMİR: Yunanistanlı Yannis diye bir arkadaşımız var. Onun aracılığı ile tanıştık. Uzun bir süre e-mail ile haberleştik. Sonra ben bir gün İran`a gittim. İran`da ben bir şekilde ona bizim müziklerimizi çaldım, o bana kendi müziklerini çaldı. Böylece ortak çalışma durumumuz oluştu. O da ilk kez İstanbul`a geliyor. Ayrıca Tahran`da müzik okulu var. Fakat Kirmanşah`ta yaşıyor.

-Hangi kesimden öğrenciler geliyor Büyük bir okul mu

A.E.MURADİ: Hayır çok büyük bir okul değil ama İran`da tambur eğitimi veren önemli bir okul. Her inançtan, her kesimden ve İran`ın her yerinden kadın erkek öğrencilerim var.

-Ehl-i Hak müziği nedir biraz açıklar mısınız

U.ÖZDEMİR: Ehl-i Hak olarak bilinen bu inancın asıl ismi Yarsandır. Oldukça eski bir inanç. Hatta İslam öncesi kökenleri olduğu bile söyleniyor. Mesela Mitra inancından, içinde öğeler barındıran bir inanç. Hatta şöyle söyleyebilirim, biraz tuhaf kaçabilir ama yine de söyleyeyim. İslam Araplar için nasılsa ya da Yahudiler için Musevilik nasılsa bence Kürtler için de Ehl-i Hak müziği aynı anlamı taşıyor. Kürtler için gelmiş bir din olabilir. Bu inanca her ülkede farklı isimler altında rastlamak mümkün. Mesela Irak`ta Kakai olarak, Türkiye`de Kızılbaş veya Alevi Bektaşi, İran`da da Ehli hak olarak kendini gösteriyor bu inanç. Her ülkede ortak öğeleri barındıran bir inanç türü. Bu inancın özellikle Kürtler arasında gelişmiş bir inanç olduğunu söyleyebilirim.

-Bu müzik sadece İran`daki Kürtleri mi kapsıyor

A.E.MURADİ: Bu İran`da Kürtler arasında tamamen bağlı bulunduğu bir inanç değil. Kürtlerin bir kısmı inanıyor, fakat Kürtlerin en eski inancı olduğunu söyleyebilirim. Bu inanç yıllarca hiç değişmeden korundu. İran`da da Zerdüştlük inancı böyledir. Müzik olarak da bu insanlar Ehl-i Hak müziği yapıyorlar. Türkiye`deki Alevilerin müzikleri ile benzerlikler taşıyor.

-Ehl-i Hak inancının Türkiye`de ki Alevilikle ortak yönleri neler

U.ÖZDEMİR: Nasıl ki Müslümanlık Arabistan`da, İran`da, Pakistan`da, Afganistan`da farklı yorumlanıyorsa Türkiye`deki Alevilikle İran`daki Ehl-i Hak inancının ortak yönleri çok fazla, sadece yorum farkı var. Hacı Bektaş-i Veli`nin Velayetnamesinde var. Horasan`dan gelirken Kürdistan`a geliyor ve orda bir çocuğu evlat ediniyor. Sen benim inancımı sürdür diyor. Bu nedenle bizde Hacı Bektaş-i Veli`ye pirimiz diyoruz. Ortak yönlerimiz çok, cem var, mesela; saz var. Bunlar hep ortak yönlerimiz.

-Sayın Muradi tamburun 72 makamını biliyor galiba, bunu biraz anlatabilir misiniz

U.ÖZDEMİR: Ali Ekber Muradi dünyada tamburun gizli makamlarını Pirleri Seyid Nasreddin`in de izni ile bir CD`de topladı. Gelecek kuşaklara aktarılsın diye. Çünkü, normalde bu makamların her yerde çalınması uygun karşılanmıyor. Kutsal ve gizli bir makam; sadece cemlerde okunması gerekir. Üç tür makam var tamburda:

1. Makamatı Kılam: Bu müzik çok eski, hatta İran klasik müziğinden de eski. Değişik ritimleri var. İran`da buna benzer müzik yok. Hatta Kürt müziğine bile benzemiyor. Bunu diğer müziklerden ayıran kriterler ise şöyle; ses dizisi, melodik yapısı, ritimi ve söz olarak ayrılıyor. Bunlar kutsal Yarsan klamlarıdır ve eski Yarsan sözlerine göre ayrılır. Bu makamat sadece cemde çalınır. Başka bir yerde çalınmaz o nedenle özenle korunuyor.

2. Makamatı Meclesi: Büyük çoğunluğunda ritim yok. İran`ın Kürtlerin bulunduğu başka yörelerinde de görülebilecek seheri, katari, hicrani gibi melodik yapıya sahiptir. Fakat bu müzik Kürt insanlarının söylediği en eski avaz, yani uzun hava şekli. Serbest bir şekilde söylenir, ritmik değildir.

3. Makamatı mecazi: Yani günlük yaşamla ilgili bir müzik türü. Ziyaret sırasında nezaketen çalınan müziktir. Tamburda üç tür makam var, fakat 3. şık tambur başka bir repertuardır, 72 makam da çalınmaz.

-Tamburun bugünkü durumu için neler söylersiniz

U.ÖZDEMİR: Yarsan insanı için tambur hala kutsal bir saz. Herhangi bir yere taşınmadı, hala korunmaya devam ediyor. Evet. İran`da insanlar tamburun çalış tekniğini biliyor ama makamat ile ilgi hiçbir şey bilmiyorlar. Tamburu birçok müziğe uyarlıyorlar. Bana sorarsanız, benim için hiç iyi bir durum değil. Tambura haksızlık ediyorlar.

-Tambur sadece dini müzikte mi kullanılmalı Başka müzikte kullanılamaz mı

U.ÖZDEMİR: Bence dünyadaki bütün müzikler kutsaldır. Onlar zaten bir şekilde Tanrının sesidir ve Tanrıyla ilişkilidir. Çeşmeden akan su gibi berraktır. Her türlü müzikte ana bir kural vardır. Bozulmaması gereken bir öz vardır. Mutlaka korunması gereken bir öğeleri var. Onun için tamburun heryerde kullanılmasını doğru bulmuyorum.

-Türk musikisindeki tamburla ortak yönleri var mı

U.ÖZDEMİR: Bizim bahsettiğimiz tambur, bizim Alevi dedelerin cemlerde kullandığı balta tekne dediğimiz saza benzeyen, biraz daha yuvarlak bir saz. Yani Türk Musikisinde kullanılan tamburla hiçbir benzerliği yok. Tambur adıyla dünyanın birçok ülkesinde bu enstrümana benzer sazlar var. Fakat bu enstrüman sadece İran`ın Yarsan bölgesine ait bir saz. O yüzden repertuarı kutsal ve gizli.

Moradi ve Özdemir kimdir

`Guran`dan Maraş`a" projesine imza atan Ali Akbar Moradi, İran`ın Kirmanşah eyaletinin Guran bölgesinde dünyaya geldi. Moradi küçük yaşlarda Ehl-i Hak inancının kutsal sayılan sazı tamburu çalmaya başladı. Dönemin ünlü tambur ustalarından dersler alan Moradi, 1971`de Kirmanşah`ta ilk müzik grubunu kurarak profesyonel müzik çalışmalarına başladı. Moradi halen Kirmanşah ve Tahran`da özel tambur dersleri veriyor.

Ulaş Özdemir ise, Maraş doğumlu olup lise yıllarından itibaren babasıyla birlikte Maraş ve çevresinde derleme çalışmaları yaptı. 1998`de kendi derleme çalışmalarından oluşan "UMMANDA/ Maraş Sinemilli Deyişleri" albümünü çıkardı. Birçok dergi, gazete ve internet sitesinde müzik ile ilgili yazıları yayınlandı. Halen Kalan Müzik`te yapım sorumlusu olarak çalışan Özdemir, Yıldız Teknik Üniversitesi Sanat Tasarım Fakültesi Etnomüzikoloji Bölümü son sınıf öğrencisi.

Haber: Ercan Çelik /DİHA