Ulaş Özdemir Web Sitesi

Kirmanşah`tan İstanbul`a

İran`ın Kirmanşah şehrine bağlı Guran bölgesinde yaşayan Ali Akbar Moradi ile bağlama sanatçısı Ulaş Özdemir, üç yıllık dostluklarının ilk meyvesini bu akşam Cemal Reşit Rey Konser Salonu`nda veriyorlar.

İran tamburunun önemli isimlerinden Ali Akbar Moradi ile bugüne kadar Kalan Müzik çatısı altında pek çok albümde emeği olan bağlama sanatçısı Ulaş Özdemir, üç yıl önce başlayan dostluklarını bu akşam Cemal Reşit Rey Konser Salonu`nda verecekleri "Guran`dan Maraş`a" başlıklı konserle perçinliyorlar. İki bölümlük konserin ilk diliminde Moradi, İran perküsyonları eşliğinde tambur ile geleneksel makamlardan örnekler sunup kılamlar seslendirecek. İkinci bölümde Moradi`ye, bağlama ve vokalde Ulaş Özdemir eşlik edecek. Bu bölümde, ikilinin düzenlemelerini birlikte yaptığı, Ehl-i Hak ve Alevi müzik geleneklerinden örnekler çalınacak.

Ulaş Özdemir`le birlikte vereceği konser nedeniyle İstanbul`da bulunan Ali Akbar Moradi`yle İran`da sanat yaşamını konuşuyoruz. İlk elden konunun muhatabı olarak Moradi`ye İran`da devrim sonrası müzik alanında yaşanan kısıtlamayı soruyoruz. Moradi, sinemanın hiçbir zaman yaşamadığı kısıtlamayla İran müziğinin büyük zarar gördüğü fikrinde. Özellikle devrimin ilk yıllarında pop ve rock müzik alanında çalışmaların tümüyle durduğunu anlatan Moradi, birtakım oluşumlarda rahatlama hissedildiğinde serbest bırakılan gençlerin son yıllarda İran`ın yerel müziklerine itibar etmemesinden yakınıyor.
Filmler müziklerini de sürüklüyor

İran, adını neredeyse sineması ile dünyaya duyuran bir ülke. İran filmleri dünyanın en prestijli festivallerinde büyük saygı görüyor. Bu tespitimize hak veren Moradi, bunu, ülkesinde sinemanın en başından beri gerek devlet, gerekse varlıklı insanlar tarafından finanse edilmesine bağlıyor. Sinemanın, popüler bir sanat olmasının da etkisiyle İran halkı yanında dışarıdaki muhataplarıyla çok kolay buluştuğunu düşünen Moradi`ye göre sinema İran`ın dışına çıktığında müziği de ardında sürüklüyor. Zira ona göre filmlere müzik yapmış olan İranlı müzisyenlerin sesleri de tüm dünyada yankı buluyor.
İbrahim Tatlıses, liseli birinin yapabileceği besteleri okuyor
İran`da batıda, güneyde ya da kuzeyde yaşayan pekçok kişinin kendi müziklerini yakından takip ettiğini söyleyen Moradi, ülkelerinde müziğin, kültürün yaşaması için önemli bir öğe olarak varolduğunu söylerken kendisinin Türk müziğine olan ilgisine vurgu yapıyor. İran`daki Kürdistan bölgesinde Havrama merkezli Yarsan inancının geleneksel müziğini icra ettiğini söyleyen Moradi, Türk müziğinin farklı bir yöne kaydığı düşüncesinde: "Ben Muharrem Ertaş`ı yakından tanırım. Arif Sağ ve Ali Ekber Çiçek`i de dinlerim. Ülkenizde saz, kaval ve duduk gibi enstrümanları ustalıkla çalan pekçok kişi var. Buna karşın örneğin Muharrem Ertaş`ı ülkenizde acaba kaç kişi tanıyor İbrahim Tatlıses`in çok güzel bir sesi var. Ama o, liseli birinin yapabileceği besteleri okuyor."

Haber: Ömer Çakkal