Ulaş Özdemir Web Sitesi

Her Dem Muhabbetin İçinde


Özdemir, Bu Dem’de dede sazını da, curayı da kayıtlar sırasında kendisi çalmış.. ama bundan sonraki albümde kendisinden daha genç kuşaktan arkadaşlarıyla birlikte çalmak istiyor. Özellikle semahlarda kadın-erkek birlikte dönerken işin çalma kısmında kadın olsun istiyor: “Bu müziklerin orijinalini bizim gibi insanların göstermesi lazım diye düşünüyorum. Özellikle benim için genç kuşaklarla ilişki çok önemli.”

İranlı tanbur ustası Ali Akbar Moradi ile kayıtları da yayımlanan konserleri ve Erdal Erzincan ile İranlı kemençe ustası Kayhan Kalhor’a "The Wind" albümünde eşlik etmesinin ve birçok Batılı müzisyenle de çalışmalarının Özdemir’e çok büyük katkısı olmuş. Sahnede iki saat boyunca bağlama çalabilecek konsantrasyonu sağlama beceresini elde etme konusunda bu ustalarla çalışmanın yararını görmüş.

Ulaş Özdemir “Bu Dem” albümündeki deyişleri 10-15 yıldır okuyormuş. Babasıyla derlediği deyişleri çala çala albümdeki yorumuna ulaşmış: “Bu deyişlerin benim içimdeki duygusudur benim okuduğum. Bugün bu muhabbetler sürüyor, biz bunları icra ediyoruz.. sadece biz değil, pek çok insan yapıyor ve bu muhabbetlerin yansıması olarak bu albümü yaptım. ‘Kimse okumuyor, ne yazık.. ben okuyayım’ diye değil, Yapmak istediğim nostalji değil, her dem yaşamasını umut ettiğim bir kültürün yansıması.”

Halk müziğinde araştırmacılık ile icracılığı bir arada yürüten Ulaş Özdemir, “Bu Dem” albümünde dede sazı ve curayla çalıp seslendirdiği deyişlerle muhabbet havalarını günümüze taşıyor.

Özdemir 1998 yılında çıkardığı “Ummanda” albümünde kendi yöresi Maraş’ın Pazarcık ilçesinde babasıyla derlediği Sinemilli Deyişleri’ni yorumlamıştı. Özdemir, Maraş - Pazarcık - Elbistan çevresinin “Halk müziğinin Alevi müziği damarının en önemli kaynak yeri” olduğunu anlatıyor:

“Eserin orijinaliyle ilişkisi benim için önemli. Deyişleri mümkün olduğu kadar öğrendiğim halde icra etmeye çalışıyorum. Özellikle kendi yöremdeki müziğin sulandırılmış hali beni çok fazla heyecanlandırmıyor.”

“Sulandırılmış” nitelemesinin üzerine biraz gittiğimizde Özdemir, halk müziğinin yeniden yorumlanışına yaklaşımını ortaya koyuyor: “Söz ile ilişki kurmanız gerekir. O sözün sizin vücudunuzda yayılması var. Sizin ağzınızdan çıkınca sizin de sözünüz oluyor, ‘ben bunu takdir ediyorum’ anlamına geliyor. Hele ki Alevi-Bektaşi müziğinde sözcükler, cümleler çok önemli. Bunlar özellikle son dönemde çok deforme edildi. Zaten kaynağıyla olan ilişkisini koparmışız.”

HER GÜN BİR MODA

Özdemir, halk müziğinde müzikal yaklaşımlarda da sözlerde olduğu gibi özgün formuna bir yerler katmak yerine başka bir biçime sokma çabalarını sevmiyor:

“Bir gün gitarla çalınıyor, bir gün perküsyonlarla çalınıyor. Her gün yeni modalar çıkıyor. İlk ‘Ummanda’ albümünde canlı kayıt yapmıştım, biraz acemiliğim de vardı. Başka projelerin içindeyken bu çalışmalardan uzaklaşmışım. ‘20 yaşlarındayım ve yaşlıların icra ettiklerine çok mu hevesim var’ diye düşünmüştüm. Türkiye’de buna meyilli çok fazla müzisyen yok. Yaşlı kuşak bile yeni sazlarla çalmaya çalışıyor. Onlar da bir şekilde yeni modalara uymaya çalışıyor. Köylerde gençlere gidiyorsun moda eserleri okuyorlar.”

ASIL RUHUM DEDE SAZI

Özdemir bazen kendini tanımlamakta güçlük çekiyormuş. Punk, caz, her türlü müzik politik şarkılar dinliyor, 11 yıldır Kalan Müzik’te çalışıyor. Bu süreçte çok sayıda albümü hazırlayan Özdemir, film ve belgesel film çalışmaları da yapıyor: “Ama eski sazlarla büyüdüm. Asıl ruhum dede sazı, ruzba da dediğimiz cura. Sıvas’ta kaybettiğimiz Nesimi Çimen, Hasret Gültekin son olarak çalıyordu. Bugün tek Erdal Erzincan’ın kayıtlarda çaldığı iki telli cura, inanılmaz bir müzikal renkliliği, armonisi olan bir saz.”

HASBIHÂL TOPLULUĞU

Ulaş Özdemir, 5 yıldır Dertli Divani öncülüğünde genç müzisyenlerden kurulan Hasbıhâl Topluluğu’nun konserlerinde, muhabbetlerinde yer alıyor. “Bu Dem” albümünün de bu sürecin bir ürünü olduğu söylenebilir:

“Hasbıhâl Topluluğu 4-5 kişiden oluşmuyor. Onlarca amatör, bu kültüre meyletmiş insanlar emeğini veriyor. Sadece Alevilerden de oluşmuyor. Sünniler de var, başka inançlardan da.. hiç fark etmez. Konserler işin görünen kısmı. Evlerde, köylerde, kahvelerde yapılmış muhabbetlerimizle yürüyor Hasbıhâl. Avrupa’da, Kanada’da bu muhabbeti sürdürmeye meraklı insanlarla buluşuyoruz. Yapmak istediklerime meyilli insanların varlığını gördüm ve ben de kendimi geliştirmeliydim.”

Haber: Hatice Tuncer