Ulaş Özdemir Web Sitesi

Bush`un bahçesinde Bektaşi türküleri söylüyorlar

Beyaz Saray`ın İran`a yönelik çaldığı savaş tamtamlarına, Türkiye`ye yapılan cenk çağrılarına inat, müzikolog Ulaş Özdemir ve İranlı tamburcu Ali Akbar Moradi bir araya geldi. Bektaşi kültürünün iki ülkedeki dinsel ezgilerinden "The Companion" albümünü kaydetti. Türkiye ve İran`da altı konser veren ikili, World Music Institute`un davetlisi olarak şu anda ABD`de. Önceki gün Philadelphia`da başlayan turne, New York, San Diego, California`dan sonra 10 Şubat`ta Los Angeles`ta bitecek. Özdemir "Amacımız Türkiye ve İran`da birbirinden uzak, habersiz yaşayan, ortak değerleri paylaşan iki topluluğun müziklerini buluşturmak" diyor.

"Yedi yıl önce Ali Ekber Moradi ile ilk kez buluşmak üzere İran`a giderken, yakın dostlarım Suudi Arabistan`a gidiyormuşcasına tuhaf karşılamıştı bu yolculuğu. İran`da Hacı Bektaşı Veli felsefesinin izlerini, kültürel zenginliği, ortak noktaları gördüğümde iki ülke arasında oluşturulan bu önyargı duvarı beni çok üzdü" diyor Ulaş Özdemir. Geçen perşembe gecesi Kaliforniya`dan telefonla yaptığımız konuşmada, ikilinin tanışmasına bir Yunan müzikçinin, ortak dostları Yannis Kanakis`in vesile olduğunu öğreniyoruz.

"Önce elektronik posta yoluyla haberleştik. İngilizce`sinin yeterli olmadığı durumlarda İngiltere ve Amerika`da yaşayan oğulları çevirmenliğimizi yapıyordu. Bir süre yazıştıktan sonra, 2001`de tanışmak üzere İran`a gittim. Yanımda hediye olarak bir bağlama götürdüm. Beni evinde misafir etti, eşiyle, çocuklarıyla tanıştım, günlerce sohbet ettik. Taassuptan uzak bir hayatları vardı. Ehl-i Hak felsefesiyle, temelindeki Hacı Bektaşı Veli üzerine konuştuk, ortak yönleri keşfettik. Yarsan inancını öğrendim. Birlikte çaldık. Bir süre sonra yakın dost olduk. Yılda birkaç kez buluşmaya başladık."

TAMBUR KUTSAL SAYILIYOR

Ulaş Özdemir, Yıldız Teknik Üniversitesi Sanat Tasarım Fakültesi mezunu, 32 yaşında bir etnomüzikolog. Maraş`ta yaşayan, edebiyat, resim meraklısı, amatör müzisyen bir mimarın oğlu. Çocukluğu, babasının Arif Sağ, Fikret Otyam, Yavuz Top, Vedat Türkali gibi dostlarının arasında geçmiş. Çocukluğunda bağlama çalmayı öğrenen, Alevi dedeleriyle muhabbetlere katılan Özdemir, 17 yaşında müzik dergisi Roll`ün yazarları arasına katıldı. Türk Halk Müziği`nin önde gelen ustalarıyla röportajlar yaptı. Bu arada bölgesindeki Alevi mistik müzik geleneğini inceledi. İlk albümü "Ummanda", 22 yaşında yayımlandı. 11 yıldır, Türkiye`nin önde gelen plak firmalarından birinde prodüktörlük yapıyor. "Fethiyeli Ramazan Güngör", "Abuzer Karakoç" gibi seçkilerin yayımlanmasında emeği var. Ayrıca film, dizi müzikleri besteliyor. Kayhan Kalhor ve Erdal Erzincan`la kaydettiği "The Wind," önceki yıl ses püristlerinin kalesi kabul edilen ECM firmasınca yayımlandı. Özdemir, Ali Akbar Moradi`yle ilk konserini 2004`te İstanbul`da vermişti. İkili, Ehl-i Hak ve Alevi-Kürt dinsel müziklerinden örnekler sunmuştu.

Ehl-i Hak inancı, diğer ismiyle Yarsan inancı, Anadolu`daki Kızılbaş, Alevi Bektaşi felsefesinin İran`daki yansıması. Hacı Bektaş Veli`nin 13.yy`da Horasan`dan yola çıkıp Anadolu`ya gelirken Guran bölgesine uğradığı, burada bir çocuğu evlat edindiği, evlatlığına "benim inancımı sürdür" dediğine inanılıyor. Bununla birlikte Ehl-i Hak inancında İslam öncesinin, örneğin Mitraizm`in de izleri görülüyor. Bugün İran`ın Guran bölgesindeki Kürt Aleviler, ülkedeki genel tutucu atmosferin dışında, kendi geleneklerine göre, ancak rejimin baskısı altında yaşıyor. Dini ritüellerinde yoğun olarak müzik kullanıyor.

Ehl-i Hak Müziği`nin temel enstrümanı tambur. Anadolu`daki cura ya da Alevi dedelerinin cemde kullandığı "balta tekne"ye benzemekle birlikte tamburun yapısı, çalma tekniği çok farklı; tar sınıfından arkaik bir enstrüman. Yarsan cemaatı, Tanrı`nın dünyayı yarattıktan sonra Cebrail`i çağırıp tambur çalmasını istediğine, insanoğlunu bu sırada yarattığına inanıyor. Bu nedenle tambur kutsal enstrüman. Ayinlerde kullanılan ezgilerin, yani "Makamatı Kılam"ın gizliliği özenle korunuyor. Cem dışında çalınmıyor. Günlük hayatta tamburla sadece uzun hava benzeri "Meclesi" ve "Mecazi" makamları çalınabiliyor. Ali Akbar Moradi (51), bu enstrümanın yaşayan en önemli ustalarından. Dini gelenekten kopmadan, geleneksel ezgileri icra ediyor. Pirlerinden aldığı özel izinle kaydettiği, Ehl-i Hak ezgileri Fransa`da yayımlandı. Bu arada Kayhan Kalhor`la çalışmalar yapıyor. Moradi`nin seslendirdiği müzik, 1990`larda, Pakistanlı Nusrat Fateh Han`la dünyaya yayılan benzer nitelikli Kwali ezgilerinden çok farklı. Daha yalın, içe dönük.

BU MÜZİKTE "HAL" VAR

Moradi, Türkiye`deki müzik akımlarını da yakından izliyor. Ali Ekber Çiçek, Arif Sağ, özellikle de Muharrem Ertaş`ın çalışmalarını iyi bildiğini söylüyor. İbrahim Tatlıses`in çok güzel bir sese sahip olmakla birlikte "lise öğrencisi düzeyinde müzik yaptığı" kanısında.

Özdemir`le, Moradi`nin geçen hafta İran`da Hermes Records tarafından yayımlanan ilk albümü, 2006`da Hollanda`da verdikleri konserin kaydından hazırlandı. "Stüdyo ortamında bu müziğin ruhunun yeterince ortaya çıkmayacağını düşündük. Anwerb konserinin kayıtlarını Moradi`yle dinlerken, bu müzikte `hal` var, dedi. Yani ruhani boyutun yakalandığı kanısındaydı. Kayıtları aynen yayımladık."

Özdemir`in deyişiyle albümün repertuvarı bağlama ile tamburu tanıştırmaya yönelik. Moradi, Mevlana`nın, Özdemir ise Aşık Meluli`nin birer ezgisini söylüyor. Anadolu ve İran kökenli ezgiler üzerine doğaçlama yapıyorlar. "Ehl-i Hak makamlarıyla, Bektaşi ezgileri iç içe geçiyor. Çok sade görünmesine karşın, dikkatli dinleyici için birçok sürpriz içeriyor" diyor Özdemir. Albümlerine asumandan, yani cennetten gelen yar anlamında "Yare Asemani" adını vermek istemişler önce. Daha sonra, İngilizce`deki yol arkadaşı, rehber anlamındaki "The Companion" sözcüğünü seçmişler. Albüm, önümüzdeki günlerde AK Müzik tarafından Türkiye`de de satışa sunulacak.

İkili "Anadolu`dan İran`a Köprü" başlıklı Amerika konserlerinde de öncelikle albüm repertuvarını seslendirecek. Her konserin ikinci bölümünde Anadolu deyişleriyle birlikte, İran Kürt müziğinden örnekler sunacaklar. Konserler kaydedilecek. Birkaç ay sonra konser DVD`lerini yayımlamayı planlayan ikili, sonbaharda yeni bir albüm kaydetmeye hazırlanıyor. Bu arada Avrupa turnesine çıkacaklar. Türkiye`de de konserler verecekler. Ulaş Özdemir`in bir de hayali var: Hacı Bektaşı Veli Festivali`nde, müziğin ruhuna uygun bir ortamda, Moradi ile konser vermek.

Haber: Serhan Yedig